Smart Blogger ödülü mü aldım nee

SMART BLOGGER AWARD.... ödülü Ve kuralları;
1*Ödülü verenin linkini yayımlamak.
2*Ödülü verdiğin kişilere mutlaka haber vermek.
3*Bu ödülü verdiğin blog sahibinin linkini vermek.
Yaşasınnnnn ödül aldımmmmmm
Bu ödülü bana lâyık gören halama çok teşekkür ederim.Tam 24 ayar altın madalyam oldu.
Eeee almasına aldık.Şimdi bunu değerlendirmek lazım demi? 4 seçeneğim var.
a) Altının değeri düşmeden bozdurup yatırım yapmak lazım 
b) Bu ödül az geldi bana deyip yenilerine göz dikmem lazım 
c) Ödülü aldığım için gazetelere,dergilere çıkmam lazım 
d) Fazla uğraşmadan ödülü devretmek lazım 
Benim tercihim ilk seçenek olurdu.Ama napalım atık son seçeneği seçelim. 
Bende bu ödülü arkadaşlarıma iade ediyorum.
http://smyelf.blogcu.com/
http://pembeerdogan.blogcu.com/
http://balsofram.blogcu.com/
Darısı diğer ödüllerin başına...
Yorum ( 1 ) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
<<Önceki Sayfa |1/2|
Hayat ?

Hayat skor tabelası tutmak değildir.
Kaç arkadaşınız olduğu ya da kaçının sizi arkadaş kabul ettiği değildir.
Hafta sonu için planlarınızın olması değildir. Hafta sonunda yalnız olmanız da değildir.
Şu sıralar sevgiliniz olması değildir. Geçmişte sevgiliniz olması değildir.
Geçmişte kaç sevgiliniz olduğu değildir. Bugüne kadar hiç sevgilinizin olmaması da değildir.
Sizi kimin öptüğü değildir.
Aileniz ya da onların serveti değildir.
Hangi okula gittiğiniz değildir.
Ne kadar güzel ya da ne kadar çirkin olduğunuz değildir. Giydikleriniz, ayakkabılarınız değildir.
Ne çeşit müzik dinlediğiniz değildir.
Okul notlarınız değildir. Ne kadar akıllı olduğunuz değildir. Herkesin size verdiği akıl notu hiç değildir.
Hayat standart testlerinin belirlediği kişiliğiniz de değildir.
Hayat bir kağıda dökülmüş hayat hikayeniz ve bu hayat hikayesini kimin kabul ettiği de değildir.
Ama hayat; kimi sevdiğiniz, kimi incittiğinizdir. Kimi mutlu, kimi mutsuz ettiğinizdir.
Sizin olanları koruyabilme ya da mahvedebilmenizdir. Dostluklarınızdır.
Neyi söylediğiniz ve neyi kastettiğinizdir. Hangi önemli hüküm ve kararları verdiğiniz ve de niçin verdiğinizdir.
İçinizde sevgiyi taşımak, büyütmek ve dağıtmaktır.
Ama en önemlisi, yalnız başınıza asla gerçekleştiremeyeceğiniz bir şeyi yapmak, hayatınızı, başka insanların kalbine dokundurabilmektir.
Başkalarının kalplerini etkileyecek yolu ancak siz seçersiniz. ve hayat bu seçimlerdir zaten.
Hayat silgi kullanmadan resim çizme sanatıdır. ve insanlar böyle büyürler.
unutmayın; yaşama kendimizden ne katarsak, yaşamdan onu alırız...
Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
<<Önceki Sayfa |1/2|
Sustum...

Sustum… Öylesine… Bir nefeste… Aheste… Varsın güller açılmasın bundan sonra… Varsın olsun! Eksik olsun… Çoklar aza, anlar hiçliğe, canlar ecele devrile dursun… Koygar şahinler uçurmam bundan gayrı, turna kanadıyla yaralanmış göklerimde… Kıyılmış ne varsa beyhudedir bundan böyle… Sustum… Dertli kalem… Artık sen söyle!
Sustum… Bu vakte kadar, söz kalesinin burçlarında niçin mahpustum? Viran olmanın noksan kıldığı bir tutam acıyla, mürekkep renginde içimi kustum… Siyahın üstüne renk tanımakla yapılan hatayı, saçımda an be an artan aklardan öğrendim… Ve öğrendim susmayı, akıtmaya kıyamadığım sağanaklardan… Uyan ey zaman! Bedel iste bitirdiğim yarınlardan…
Sustum… Kelamın koridorlarında infilak eden sedamı, yunmuş yıkanmış kızıllıklara yar eyledim… Sustum ve nihayet kar eyledim… İncecikten bir sızıyla inlerken neyler, son sözümü, sona ermeden evvel suskunluk alfabesiyle söyledim… Evet! Belkide bir zamanlar meyustum… Ama korkmayın artık… Sustum… Sustum…
Sustum… Cana, canana, zamana, mekana, zekana, korkana, yürek burkana, gökten sarkana, yerle bir olan arkana… Tuş oluşunu gördüm, sustum… Yaratık mesabesine indirgenmişlerin haliyle sustum! Tersine açan bir çiçek gibi, topladım yapraklarımı gün ışığından, goncamın içine pustum… Sustum… Sustum…
Sustum… Olmayan saygının kaygısını çekerek… Bağrımdaki çorak toprağa Mecnun’un efkarını ekerek… Bir ceylanın toynaklarıyla ezildim, geçip gitti sekerek… Ormanlar uğuldadı gözümdeki son billuru da dökerek… Hıçkırmak istedim olmadı, sendeledim olduğum yere çökerek… Harman vakti bir başak kesildim, biçmekten imtina etmeyen kader adlı orağın önünde boyun bükerek… Sustum…
Sustum… Konuş deseler de… Söz gümüşünü biriktiririm artık yamalı keselerde… Özüm her ne kadar kavrulsa da, Leyla menşeli vesveselerde… Veya… Kısıtlamış hülyalarım, açı ortayını yitirse de lüzumsuz hendeselerde… Söz dedim ya… Hani ağlamaklı baktığında kelam kesilen mevzu… İşte o artık bundan böyle, sözü geçmez köselerde… Sustum… Hakikatte susmak dil çeliğini örseler de… Neyse… Sustum…
Sustum… Gemiler kalkıyordu limandan… Fora yelkenlerin kirlettiği simandan, bir hüzün aksetti sonra… Küçük bir çocuk çehresiyle kanadı ufkun derinlikleri… İçimdeki ateşler terk ederken o ıtri serinlikleri… Yaseminler de bivefa, kokmayınca bu bahar! Hanımeli saltanatını devirince Akdeniz’in rutubet kokan nefesi… Ansızın yıkılınca zincirlere hükmeden aslanların kafesi… Sustum…
Sustum… Sebepsiz yere… Ruhum yara bere… Eyvahları yollamadan mutebere… Biliyor musun ah aziz dostum… Ben sustum
Güçer Kafa
Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
<<Önceki Sayfa |1/2|
Aşk
Çiçekler, meyveler gibi...
Yaz, sonbahar ya da kış.
Nedense duygu rüzgârları hep ilkbahara yakıştırılır.
Coşkular, tutkular hep baharı simgeler.
Gürül gürül akan sel sularına pek yaraşsa da
bir mevsimle sınırlandırılamaz duygular.
Ne zamanı ne de yeri vardır sevginin. Ne de kuralı...
Ilık bir rüzgârda olabilir, savurup götüren bir fırtına da.
Buz gibi yalnızlıkları da yaşatır, sıcacık özlemleri de...
Gün ışığı olur, süzülür yüreğinize, ısıtır kavurur belki de yakar.
Yine de onu arar, ona koşar insanoğlu.
Yakınsa da bıkmaz.
Ya yüreğinde saklar sımsıkı
ya da kaçırır parmaklarının arasından...
Çünkü özgürdür sevgi.
Tutsak edilmeyi sevmez.
Neden ille de ilkbahar rüzgârları?...
Oysa hemen ardından yaz gelir.
Ve gerçek sevgi yaza daha yakındır.
Yakan, kavuran yine de iyi ki var denilen sevgi...
Buğday güneşsiz olgunlaşamaz.
Ve sevgi, ekmek gibi,
su gibi gerçeğidir insanın...
Acı da çektirse, ısıtır, yüceltir, olgunlaştırır sizi.
Anılarınızda neler var?
Neler kaldı kocaman yazdan?
Yüreğinizde sakladığınız yıldızlar mı?
Yoksa bir mevsimlik Yaz duygusu mu?
Hani yaz yağmurları gibi geçiveren...
Olsun...
Yaşanılan her güzelliğe saygı göstermek gerek.
Yaşamının baharında olan da,
Sonbahara doğru yol alan da ıslanabilir bu yağmurlardan.
Olsun varsın.
Sevgi yağmur gibi yağacaksa ve sırılsıklam ıslatacaksa sizi,
bırakın yağsın gönlünce...
Sevebilen bir yüreğiniz varsa,
sevgiye saygınız da varsa eğer,
dört mevsim bahar ve yazdır sizin için.
Kışlardan korkmanıza hiç gerek yok!
Sevgi kaynağınız ısıtır sizi...
Suna TANALTAY
Yorum ( 1 ) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
<<Önceki Sayfa |1/2|
Aşkın Tarifi
En büyüğü 10 yaşında olan bir grup akıllı bıdığa Sence aşk nedir?
diye sormuşlar. Alınan cevaplar, internette hızla dolaşıyor. Cevaplara
bakınca anlıyoruz ki, gerçekten çağ atlıyoruz. Çocukluğumuzda bize Aşk
nedir? diye sorsalar ne cevap verirdik? Aramızdan cevap verebilen çıkar
mıydı?Bu arada unutmadan cevapların yanındaki yorumlar da e-posta dünyayı
dolaşırken, isimsiz kahramanlarca eklenmiş...
İşte Cev aplar:
- Aşk, sevgilimizle aramızda bi sürü kötü şey meydana gelmeden
önce hissettiğimiz şeydir.
- Benim anneannem sırtından hasta olmuştu ve eğilemediği için ayak
tırnaklarına oje süremiyordu, dedemin de parmakları hasta olmasına rağmen
anneannemin ayak tırnaklarına hep oje sürüyordu. Bence aşk budur.
- Sizin adınız size aşık olan birinin ağzından daha değişik çıkar,
o size adınızı söylediği zaman benim ne güzel adım var diye
düşünürsünüz...
- Aşk birlikte yemeğe gittiğimiz zaman sevgilimizin kendi kızarmış
patateslerini bizim tabağımıza koyması ve bizim tabağımızdan hiçbir şey
almamasıdır.
- Aşk, biri sizi ne kadar kırmış olsa da sırf o üzülür diye ona
kötü bişey söylememektir. >>
- Aşk çok yorgun olduğumuzda bizi gülümseten bişeydir.
- Aşk, annemiz babamıza kahve yaptığı zaman ona **ürüp vermeden
önce kendisinin bir yudum içmesi ve tadının çok güzel olduğunu kontrol
etmesidir.
- Aşk, sevgilimiz bişey söylüyorsa yılbaşı hediyelerini açmayı
bile bırakıp onu dinlemektir.
- Senden nefret ediyorum dediğimiz birine ilerde aşık oluruz.
- Aşk sarılmaktır... Aşk öpüşmektir... Aşk hayır demektir.
- Aşk sevgilimizin her şeyini bildikten sonra bile onunla çok iyi
arkadaş olabilmektir.
-
Aşk kocamız çok terliyken ve kötü kokuyorken bile ona Sen Bruce
Willis ten daha yakışıklısın demektir.
- Aşk, köpeğinizi bütün gün evde yalnız bıraksanız bile eve
döndüğünüzde size koşup bütün suratınızı yalamasıdır.
- Aşk, Sevgililer Günü kartlarının üzerinde yazan şeyleri
sevgilimize soylemek ama başkalarına söylerken yakalanmamaktır.
- Birine aşıksanız, kirpikleriniz hareket ettikçe gözlerinizin
içinden yıldızlar çıkar.
- Eğer aşık değilseniz seni seviyorumdemeyin, ama gerçekten
aşıksanız hep seni seviyorumdiyin, hem aşıksanız hem de seni
seviyorum demiyorsanız çok ayıp.
Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
<<Önceki Sayfa |1/2|

